19:30, 13 Aralık 2017 Çarşamba



Ana Sayfa > Enformasyonizm > Enformativite |

İNSAN MISIN Kİ SEN ARTIK! ENFORMATİT MAHRECİSİN, ENFORMATON HARCISIN

Bu ahvalde bir varlık ancak “insanımsı”dır (humanoid) ve onun enformatikleri onu enformoid kılıyor. Bütün anlamları, değerleri, eserleri, sembolleri enformatitler halinde konnektçilerin emrinde noösfer (noosphere)’i teşki ediyor. İnsan bu noösfer’de bir diyot sadece, çokça organellerinden biriyle hatırlıyor, hatırlanıyor, keşfediliyor, ifşa ediyor mütemadiyen

Uzak Bilgisayar Bağlantı Kavşaklarında kurulu ve adını datacentre koydukları silolara, ardiyelere [ki esasen pramit, ziggurat, kilise, türbe gibi tapınaklara] duygularını, sezgilerini, meramlarını, meraklarını sunmaya amade zevat facebook, twitter dedikleri “sunaklara, şapellere, rahlelere, mahfillere, seccadelere” sahip kılındılar.

Kendi yaptığı şeylerden doğan anlamı ve değeri… sığırın, koyunun, keçinin yürürken kıçından yere dökülen teresini umursamayışı gibi umursamıyor artık insan denen canlı. Bir tanesi kendi başına düştüğünde ancak yukarıdan taş yağmasını bir sorun sayan ve önüne konan yemden başka yemeyen çiftlik hayvanı gibi hiçbir “bilme”nin ve kıvanç-kahır muhaveresinin peşinde olmayan biri oldu çıktı insan denen canlı. Günlük, haftalık, yahut seçimden seçime ya da kadrodan kadroya, evlattan evlada, ödeme taksidinden takside, sene-sıra-tur devriyesinden devriyeye… yani hiçbir kalıcı, yapıcı, aydırıcı, ondurucu, onarıcı niteliği-kıymeti bulunmayan anlamsız mesajların alış-verişi içinde. İçine sürüklendiği veya önüne koşulduğu sayhanelerde çalışıyor ama işlemiyor çünkü “yaptığı iş değil”. Çalışan kişi, konuşan kişi, duyan kişi, büyüyen kişi, gezen kişi, ölen kişi, yatan kişi, doğuran kişi, yiyen kişi değil sadece; sosyotikçilerin, psikotikçilerin, genetikçilerin, ekonomikçilerin, politikçilerin, relijikçilerin, militariklerin gözünde bir enformaton olarak… bir otomaton enformatik ha da enformaton otomatik kah öyle kah böyle bir zuhurat olarak türeyen birşeysin. Dıştan gelen dışa giden, kenardan gelen kenara giden alış-verişi anlamsız mesajların kadar birşeysin. Nasıl oluyor da bu alış-verişin anlamsız olduğu mesajını alamıyorsun! İnsandan başkası tefrik ve tefric edemez oysa.

Bu ahvalde bir varlık ancak “insanımsı”dır (humanoid) ve onun enformatikleri onu enformoid kılıyor. Bütün anlamları, değerleri, eserleri, sembolleri enformatitler halinde konnektçilerin emrinde noösfer (noosphere)’i teşki ediyor. İnsan bu noösfer’de bir diyot sadece, çokça organellerinden biriyle hatırlıyor, hatırlanıyor, keşfediliyor, ifşa ediyor mütemadiyen. Kültürel, sosyal, algısal, sezinsel bir mondial-global birikime memur edilmiş… sanki akıbeti, ahireti, gayesi bu birikim içindeki çevrime ve çevriminin ihtilaliyle o birikime istikmal amelesi insan. Bütün dünya parça parça bu insandan yekpare imagine machine handiyse. Ne evrensel ne kolektif fakat sanki öyleymiş gibi. Ve aynı sıra ne de ferdi fakat sanki öyleymiş gibi.

Genetikçiler nasıl ki insan neslinin “genlerle uğraşarak kalıtımın” en mükemmeline azmetmişler(!) ise etnogenezi’nin maddi cüzü olan insan bedenini tamamlayıcı diğer cüzü olan latif-soyut-manevi bütünün peşine de konnektçiler düşmüş, üşüşmüş.

Ne Theilhard de Chardin’in noosphere’i ne John Lock ve Bacon’ın, Lavoisier ve Descartes’ın “saf aklı” ne de İbn-i Sina’nın “hep bilen insanı”… ben bütün bunlarla beraber “azmeden, kasteden insanı” takdim ediyorum.



İlgili Konular ⟩ » enformativite


İlgili Haberler